
Altı yüz bin insan öldü ve toplam hasar bir trilyon dolardan fazlaydı. Fakat; sanat, tarih, bilim ve özellikle insanlığın uğradığı kayıp hiçbir şekilde hesaplanamazdı. Sanki büyük bir savaşa girilmiş ve bu savaş bir tek sabahta kaybedilmişti. Çarpmadan oluşan ve göğe yükselen tozların yavaş yavaş yeryüzüne çökmesine kadar geçen aylar boyunca bütün Dünya, Krakatoa’dan sonra görülebilen en görkemli şafak ve gurupları izledi.
İlk şok atlatıldıktan sonra insanlık; önceki çağlarda rastlanmayan bir birlik ve kararlılıkla hareket etti. Artık anlaşılmıştı ki, böyle bir felaket belki bin yıl daha olmayabilir fakat belki de ertesi gün tekrarlanabilirdi. Tekrarlandığı takdirde ise sonuç jdaha da kötü olacaktı.
Öyle ise: Bir daha böyle bir olay olmamalıydı.
Yüz yıl kadar önce, daha fakir olan Dünya’nın çok sınırlı kaynaklarına rağmen, insanlar intihar edercesine gökyüzüne birbirlerini imha edecek silahlar göndererek servetlerini boş yere harcamışlardı. Bütün bu çabaların başarılı olmamasına karşı elde edilen tecrübeler unutulmamıştı. Şimdi bunlar daha yüce bir amaç için daha geniş çapta kullanılacaktı. Artık böyle bir felakete yol açabilecek kadar büyük hiçbir meteorun Dünya’nın savunmasını yarmasına izin verilmeyecekti.
Böylece Uzay Muhafızı projesi başladı ve elü yıl sonra da, onu yaratanların hiç beklemediği bir şekilde, kuruluşunun ne kadar yerinde olduğunu kanıtladı.
DAVETSİZ MİSAFİR
2130 yıllarında Merih’te üslenmiş radarlar hemen hemen günde bir düzine yeni asteroid buluyordu — Uzay Muhafızlığı kompüterleri derhal onların yörüngelerini hesaplıyor ve aldıkları bilgileri büyük bilgi depolarına aktarıyorlardı; böylece isteyen astronom, onların birikmiş istatistiklerini inceleyip bilgi alabiiiyordu.
İlk bin asteroidin saptanması, bu küçük dünyaların en büyüğü olan Ceres’in 19. yüzyıl baslarında keşfedilmesinden sonra, yüz yirmi beş yıldan biraz fazla zaman almıştı. Yüzlercesi bulunmuş, kaybolmuş ve yeniden bulunmuştu; o derece yoğun kümeler halinde olanları vardı ki, bunalmış bir astronom onlara „Gökyüzünün haşaratı” adını takmıştı. Aynı astronom Uzay Muhafızlığının şimdi yarım milyon asteroidi izlediğini bilse muhakkak ki büyük bir şaşkınlığa düşerdi.
