Mercer, kayarak inmenin cehennemi bir şey olacağını düşündü. Bu çekim gücünde bile en az hızın saatte birkaç yüz kilometre olacağı belliydi. Başı önde olarak böyle bir inişte belki yeterli bir sürtünme sağlanarak hız azaltılabilirdi. Bu sağlanabilirse Rama’nın en alt yüzüne inebilmek için belki de en uygun yol bu olacaktı. Fakat önceden çok dikkatli bir deneme yapılması şarttı.

„Kaptan” dedi. „Merdivenden inmekte bir sakınca görmüyorum. Razı olursanız ikinci platforma kadar inişe devam etmek ve merdivendeki iniş hızımızı ölçmek istiyorum.” Norton tereddütsüz cevapladı.

„Devam et” lüzum olmamasına rağmen ekledi, „dikkatli ol.” Mercer’in işin esasını anlaması çok uzun sürmedi. Bu on ikide bir çekim düzeyinde basamakları normal şekilde inmeye imkan yoktu. Böyle bir iniş yavaş çekilmiş bir filme benzeyen son derece yorucu bir takım hareketlerle oluyordu; tek çare basamakları hiç düşünmeden iki eliyle merdiven parmaklıklarını kavrayarak kendini aşağı doğru çekmekti.

Çalvert de aynı sonuca varmıştı. Mercer’e seslendi: „Bu basamaklar yukarı çıkmak için yapılmış, aşağı inmek için değil. Bu merdivenleri çekim gücüne karşı hareket ederken rahatça kullanabilirsin, fakat aşağı iniş çok rahatsız edici. Alay edebilirsiniz, fakat bence en iyi iniş yolu merdiven parmaklıklarından kayarak inmek.” „Bu saçma” diyerek çavuş Myron itiraz etti: „Rama’ lıların böyle bir davranışta bulunduklarını sanmıyorum.”

„Ben aslında onların bu merdivenleri kullandıklarını hiç sanmıyorum — bunların acil bir durum için yapıldıkları belli. Buralara çıkmak için mekanik bir taşıma sistemi kullanmış olmalılar. Belki telle çekilen bir vagon. Bu da giriş tünelindeki olukları açıklayabilir.” „Ben onları hep su olduğu gibi düşündüm. Her ikisi de olabilir. Acaba burada hiç yağmur yağıyor mu?” Mercer.

„Olabilir” dedi. „Bence Joe haklı. Bir deneyelim bakalım… ben gidiyorum.” El veya ele benzeyen şeyler için yapılmış olan merdiven parmaklığı, aralıklı şekilde yerleştirilmiş bir metre yüksekliğinde direklerle desteklenmiş pürüzsüz, yassı metal bir çubuktu. Mercer onun üzerine ata biner gibi oturdu, elleriyle sağlayabileceği frenleme gücünü bir ölçtükten sonra kendini bırakarak kaymaya başladı.



40 из 213