
Kimbilir, belki diğerleri de onun hakkında aynı şeyleri düşünüyorlardı.
Rama komitesi şu anda oldukça küçüktü, fakat kısa bir süre sonra sayısının artacağına kuşku yoktu. Altı meslektaşı Merkür, Dünya, Ay, Ganymede, Titan ve Triton’dan gelen Birleşik Gezegenler temsilcileri — toplantıya şahsen katılıyorlardı. Buna mecburdular çünkü Güneş Sistemindeki uzaklıklar henüz elektronik diplomasiye izin vermiyordu. Dünya’daki saniyelik haberleşmelere alışık bazı yaşlı devlet adamları radyo dalgalarının gezegenler arasındaki büyük uçurumları aşması için dakikalar… hatta saatler gerektiği fikrine kendilerini bir türlü alıştıramıyorlardı. Dünya ile uzak çocukları arasında yüzyüze konuşmanın imkansız olduğu kendilerine söylendiği zaman; „Siz bilim adamları bu konuda da birşeyler yapamaz mısınız…” şeklinde şikayetleri sık sık rastlanan bir şeydi. Yalnız Ay, bir buçuk saniyelik haberleşme avantajının bütün politik ve psikolojik sonuçlarına katlanmak zorundaydı. Astronomik yaşamın bu gerçeği yüzünden Ay — Yalnız Ay — her zaman Dünya’nın bir banliyösü olarak kalacaktı.
Toplantıya, komiteye yardımcı olan birkaç kişi daha katılıyordu. Astrofizikçi Profesör Davidson eski bir tanıdıktı. Her zamanki sinirli hali bugün üzerinde yoktu. Dr. Bose’in Rama’ya ilk sonda atılması konusunda geçen fırtınalı toplantıdan haberi yoktu, fakat meslektaşları o toplantıyı Profesör Davidson’a bir türlü unutturmuyorlardı.
Dr. Thelma Price sayısız televizyon programlarıyla tanınırdı. Ününü elli yıl önce büyük deniz müzesi — Akdeniz’ in sularının boşaltılmasının yol açtığı arkeolojik patlamayla sağlamıştı.
Dr. Bose eski Yunan, Roma ve bir düzine başka uygarlığın kayıp hazinelerinin tekrar gün ışığına çıkarılmasının o günlerde yarattığı heyecanı hâlâ hatırlıyordu. Bu, Merih’te yaşamak zorunda kaldığına üzüldüğü birkaç olaydan biri olmuştu.
