
„Lütfen Bay Elçi!” diyerek yüksek sesle araya girdi, „bütün bunlar çok ilginç, fakat vereceğim bilginin çok acele olduğunu hissediyorum.” „Başka bir nokta yoksa… buyurun Dr. Perera.” Conrad Taylor’un aksine uzay biologu Rama’yı düş kırıklığı yaratan bir yer gibi görmüyordu. Artık onun da Rama’da hayat bulmayı beklemediği bir gerçekti. fakat eninde sonunda bu fantastik dünyayı yaratan varlıkların bir takım kalıntılarının bulunacağına emindi. Araştırmalar daha yeni başlamıştı, fakat Endeavour’un şimdiki, neredeyse Güneş’e sürtünecek biçimdeki yörüngesinden kaçmasından önce kullanabilecekleri zaman da çok sınırlıydı.
Fakat şimdi, eğer hesapları doğru ise, insanlığın Rama ile olan teması korktuğundan da kısa olacaktı. Bir nokta gözden kaçmıştı — çünkü o kadar büyüktü ki kimse dikkat etmemişti.
„Son aldığımız bilgilere göre” Perera söze başladı. „Rama’da bir gurup Silindirik Deniz’e doğru yol alırken Kumandan Norton yönetiminde başka bir gurup da Alfa merdivenlerinin dibinde bir üs kurmakla meşgul. Bu üs kurulduktan sonra Norton aynı anda iki keşif gurubu daha göndermeyi düşünüyor. Bu yoldan elindeki sınırlı insan gücünü en etkin şekilde kullanmak istiyor.” „Bu iyi bir plan. Fakat bunu yerine getirmeye vakitleri yok. Yani, acele alarm verilmesini ve en az yirmi dört saat için tümüyle geri çekilmeye derhal hazırlanmalarını istiyorum. Nedenini de derhal açıklayayım…
