Fakat maymunlara böyle bağlanmak ortaya başka bir problem çıkarıyordu, bu da onların Uzayda kullanılmalarına karşı çıkanların sık sık ileri sürdükleri bir fikirdi. Maymunlar belirli ve düşük düzeyde işler yapmaya alışmış olduklarından acil bir,durumda hiçbir işe yaramıyorlardı. Kendileri tehlike içinde ^oldukları kadar insan arkadaşları için de tehlike yaratıyorlardı. Onlara uzay elbiselerini kullanmayı öğretme çabaları başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Bu iş onların anlayışlarının çok ötesinde ve karmaşıktı.

Kimse bu konu hakkında konuşmak istemiyordu, fakat geminin gövdesinde bir yarık açılsa veya gemiyi terk-etmek için bir emir alınsa, ne yapılacağını çok iyi biliyorlardı. Bu olay uzay tarihinde bir kere olmuştu. Maymunların bakıcısı görevini çok fazlasıyla yerine getirmiş ve öldürdüğü hayvanların yanında kendini de aynı zehirle zehirlemiş olarak bulunmuştu. Bu olaydan sonra hayvanları acısız olarak öldürme görevi hayvanlarla daha az duygusal ilişkiye girebilen birinci tıp subayına verilmişti.

Norton hiç olmazsa bu sorumluluğun kaptanın omuzlarına yüklenmemiş olduğuna çok memnundu. Goldie’yi öldürürken duyacağı vicdan azabından çok azını duyarak öldürebileceği birçok insan tanıyordu.

TANRILARIN MERDİVENLERİ

Rama’nın berrak, soğuk atmosferinde projektörden gelen ışınlar sanki yokmuşçasına, hiçbir ışın demeti oluşturmadan geçiyor, ana girişten üç kilometre aşağıda, yüz metre genişliğinde çok büyük oval merdivenin bir kısmını aydınlatıyor ve etrafı saran karanlıkta çöl ortasındaki bir vaha gibi parıldıyarak hâlâ beş kilometre altlarında olan eğri düzlüğü süpürüyordu. Bu ışığın ortasında karıncalara benzeyen üçlü bir gurup aşağıya inerken önlerinde uzun gölgeler oluşuyordu.

Durum tam umdukları ve bekledikleri gibiydi — tam anlamıyla olaysız bir iniş.



49 из 213